,,, VE EGE'Lİ KADIN DOKUNDU HAYATA

93 Yıl önce bir kadın

köyün tozlu yollarına bakan bahçesinde başlamıştı aşk kokulu sabunlar ile insanlara dokunmaya. Bir bebek gibi saf ve temiz olmalıydı her biri, yorulmadan, sabırla… Çok zaman geldi geçti aradan her şey değişti hayatta, bir şey hiç değişmedi o zamandan bu zamana; Doğal Sabun…

Sene 1923,

Moralı ayşe Nine belindeki eteği kıvırmış

Moralı Ayşe Nine belindeki eteği kıvırmış bahçedeki kazanın yanında elinde tahta tokmağıyla karıştırıyor kazanı, Hediye Hanım yanında meraklı gözlerle, sessizce seyrediyor annesini, ne olduğuna anlam veremeden. İlk o gün duymuştu “mumun ışık, sabunun bereket” olduğunu. Nerden bilebilir ki yıllar sonra evine böyle bereket yağacağını. Sabun bir aşk, bir büyü gibiydi… Kim dokunsa ruhuna işliyor, dokunan onun bir parçası oluyor. Nesiller boyu miras gibi el değiştiriyor. Sahip olan için paha biçilemez bir miras.

93 yıl evvel başlayan bu aşk

bugün neslinin son temsilcisi Ebru Hanımla sürüyor

tamamını doğal yağlardan ürettiği sabunla.

Bir kaşık zeytinyağında başladı hikayesi. Dualarla döktüğü sabun her derde deva olsun, kullanan huzur bulsun istedi. Eski alışkanlıkları yeniledi, yeni formül sabunları eskisine benzetti. Ama bir şey eksikti sanki, bir dokunuş, bir koku; buldu sonunda; sabunun doğal kokusu dolmalıydı her biri, huzur vermeliydi, aşk kokmalıydı…

HUZUR VERMELİYDİ

Aşk kokmalıydı